Dj_Almina’nın DJ’lik İçin İlk Adımı

DJ olmak için ne yapmak lazım sorusunun yanıtını sizlerle daha önce paylaştım; ilerleyen zamanlarda daha detaylı şekilde de yine paylaşacağım. Ama DJ’lik için ilk adımı atmaya korkan, ya da DJ’lik için ilk adımı nasıl atması gerektiğinden emin olamayan arkadaşlarıma kendi adımlarımı sırası ile aktarmak istiyorum. Daha önce de belirtmiştim, DJ olmak için gerekenler arasında ilk sırada istek yer alıyor. Sonrasında bir şekilde başaracağınıza inanırsanız olur bu iş. Dün bir arkadaşım, “Bir DJ kendine, başarılıyım dememeli” dedi. O anda bir yüzüm kızardı, çünkü ben başarılı olduğumu söylüyorum. Şu anda da başarılıyım diyorum ama. Bunu övünmek için söylemiyorum, o nedenle de yüzümün kızarmasına gerek olmadığını düşündüm sonrasında. İnsanlar yaptığım yayını beğeniyorsa ve ben de DJ_Almina iLe Nazar Boncuğu yayın kayıtlarını dinlediğimde (bu kayıtları sadece kendimi eleştirmek için dinlediğimde) eleştirecek bir şey bulamıyorsam, başarılıyım ben. Sizler de olabilirsiniz.

Dj_Almina’nın DJ’lik İçin İlk Adımı

Dj olmak için ne yapmak lazım sorusunun ilk yanıtını 17 yaşındayken uygulamaya başladım. Ne mi yaptım? Arkadaşlarımızın yayın yaptığı ve bizim de dinleyicisi olduğumuz (Bir arkadaşımla birlikte) Mersin yerel radyolarından birinin kapısını çaldım ve DJ olmak istiyorum dedim. Bana dedi ki, ismi lazım değil, radyo yöneticisi bir abim: “Sesin çocuk gibi, sana nasıl yayın verelim. Çocuk programı da yaptırsak yaşın tutmaz. Ama gel seni reklamcı olarak alalım. Hem yaz tatilinde harçlığını çıkartırsın.” Aslında harçlık çıkrtmak gibi bir derdim yoktu, ama tabiri caizse kapağı bir radyoya atmak için teklifini kabul ettim. Yapmam gereken iş reklam bulmaktı. Aldığım reklamın %20’si benim primimdi. 🙂

Bulduğum ilk reklam, tanıdığımız bir cafenin reklamıydı. Birlikte olduğum arkadaşım da benimle aynı şeyi yapıyordu; ama, umarım bu yazıyı okumaz, “hm, ım, hı” diyerek konuştuğu için onun DJ’likte benim gibi bir iddiası yoktu. Onun aklı biraz farklı şeylerdeydi 🙂 Bulduğum cafe reklamının metnini yazarken, ilgili arkadaştan da şunu rica ettim: “Reklamı bir şartla veririm, Almina seslendirecek :)” O reklamı aldım, tabi ki ben seslendirdim. İşte ilk deneyimimdi. Ama son oldu. Neden derseniz… DJ’lik için ilk adımımı anlatmaya devam ediyorum, sabırsızlanmayın 🙂

İkinci bulduğum reklam bir ilaç firmasının reklamıydı. Tanıdık değildi, ama sohbet ederken tanıdık olduğumuzu gördük onunla da. Sohbet sırasında, “Sen mi seslendireceksin bizim reklamımızı” dedi. “Bana seslendirme çok vermiyorlar, sesim çocuk sesi gibiymiş” dedim ben de 🙂 (Barışığımdır kendimle. Onun için de başarılıyım dediğim şey övgü değil, emin olun gereken yerde herkesten çok ben eleştiririm kendimi.) Adam dedi ki, “Onun ben de farkındayım.” Yani sesin gerçekten çocuk sesi gibi demek istedi tabiri caizse. Ama dedi, “Benim bu reklama ihtiyacım yok. Eğer sen seslendireceksen veririm, yoksa önemli değil reklamsız da oldukça yoğunum.”

Bu bilgiyle radyoya gittim. Olmaz dediler. Cafe reklamı tamamdı; ama ilaç reklamında sen olamazsın. Tanıdığım başka bir radyoya gittim. Radyo sahibi bir ablaydı. Oturduk, konuştuk. Reklam getirdim sana dedim. Ama ben seslendirirsem veriyoruz. “Neden kendi çalıştığın radyoya vermedin?” dedi. Sesim uygun değilmiş dedim 🙂 “Değil gerçekten.” dedi 🙂 Bende reklamı vermedim.

Radyoda bir süre daha takıldım. İşe gider gibi değil, canım istediğinde gidiyordum. Derdim reklam değildi; aldığım reklamları da okuyamıyordum zaten. Ama yine de zaman zaman reklam randevuları alıyordum. Son randevumu aldım, bir gün sonra gidecektim. Ama bir başka reklamcı arkadaş, bunu duyuyor, firmayı arayarak saati sabaha alıp, benim adıma reklamı alıyor. Ben ise gitmek için teyit amaçlı aradığımda adam, “Arkadaşınız sabah geldi reklamı verdim” diyor… Bu olayın sonrasında radyoyu bıraktım. Ortamı bana göre değildi. Çocukluğumdan beri, beni strese sokacak ortamlarda olmamaya dikkat ediyorum. Zaten okul da başlayacak ve ben üniversiteye çok yoğun bir şekilde hazırlanacaktım.

Sonrasında, DJ olmak için gerekenlerle uğraşmamaya karar verdim. Aynı ortama tekrar giremezdim. Girmezdim. Belki 4 senem sadece radyo dinleyicisi olarak geçti. Tıpkı eskisi gibi. Bir gün internette dolaşırken, iki kişinin sohbet ettiğini duydum. Sonra istek çaldılar, bir baktım radyo yayını yapıyorlar… 🙂 MSN adreslerini verdiler, ekledim. Onlar da Mersin’delerdi. Ben de yayın yapmak istiyorum dedim. Tamam dediler. Nerde yapacağımı sordum. Dediler ki şu anda nerdeysen orda. 🙂 Allah allah, DJ’lik için ilk adım o kadar başarısız olunca gerçek olduğuna inanamıyorsunuz. Bir de evden yapacağımı söyleyince inandırıcı da gelmedi. O dönemler bilgisayar kullanmayı da interneti de çok kullanmayı bilmiyordum.

Ama yine de gerçekliğini araştırmaya devam ettim. Bir gün sonra, daha profesyonel, yayını hoş birine denk geldim. Onu da MSN ekledim. O zamanlar Skype yoktu. 2005 yıllarından söz ediyorum. “Ben DJ olmak istiyorum” dedim. O da tamam dedi. Bu sefer inandım. 🙂 DJ olmak için gerekenleri söyledi. Shoutcast dedi. Winamp’a ek olarak kullanılan bir program. Yükledim, kurdum; ama ayar yapamadım. Öğrenirsin dedi. Yayında kullanacağım isim ve program adın ne olsun? Bir anda aklıma Dj_Almina iLe Nazar Boncuğu geldi. Hemen yazdı siteye beni. Sonrasında da bir güzel reklamımı yaptı: “Evet sevgili … FM dinleyicileri. 14 – 16 yayınında DJ Almina sizlerle birlikte olacak. Beni bir heyecan sardı ki sizlere anlatmaya kelimeler yetmez. Ben daha programı kullanmayı bile bilmiyordum. 🙂

Ama saat 14’te yayın bendeydi. Bende olmaya bendeydi de, durmuyordu 🙂 Sürekli düşüyordum. Benim reklamımı yapan adam beni germeye başlamıştı. Şöyle yapmıyorsun, böyle yapmıyorsun… Derken bir şekilde oldu. Ama artık saat 14 değil, 18 falandı. Sürekli aynı şarkıyı çalıyordum, Sürekli listedeki şarkıları siliyordum. Çaldığım tek şarkı İzel : Unutmak’tı. O zaman, o programda fon müziği falan da yoktu ki dinleyiciyi bekletip şarkı ayarlayayım. Ya konuşacaksın, ya şarkı çalacaksın. Sonrasında adama, beni kaç kişi dinliyor dedim. Sanırım 460 civarı bir şey söyledi. İyice heyecan yaptım ve yayını bıraktım.

Ama sonrasında, sadece müzik yayını ile dinleyicisi az olan ya da olmayan yerlerde 🙂 Shoutcast ile yayın yapmayı öğrendim. Ardından bana başka bir arkadaşım SAM 2’yi öğretti ve transferimi de o zamanın en iyi ikinci radyosuna yaptı 🙂 Bir sene kadar orda kalıp, sonrasında kendi radyomu kurdum. Arada farklı yerlerde yayın aldım. Sesimin çocuk gibi olduğunu söyleyenlere de , selam çaktım 🙂 Biliyor musunuz, sonra beni geri istediler. Ama artık seçme şansı benimdi ve reddettim.

Demek istediğim, DJ olmak için ne yapmak lazım diyorsanız, önce bir gerçekten isteyin ve sonra da yapabileceğinize inanın. Kendinize güvenin. Yaparsınız çünkü. Ben de sizlere elimden geldiğince yardımcı olurum. Bunun için üst tarafta bulunan DJ Ol formunu doldurmanız, DJ olmak için gerekenler arasında yer almakta. Siz yeter ki DJ olmak istiyorum deyin; gerisi kolay.

2 yorum

  1. Güzel bir hikaye ve azmini ve başarını takdir ve tebrik ediyorum. Olaylara ve kişilere karşı duruşunu da beğendim ve takdir ettim. Başarılarının devamını dilerim. Daha güzel yerlerde olmayı da hak ettiğini düşünüyorum.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*